‘Yorumsuz’ Kategorisi için Arşiv

AYDINLIK

Pazartesi, 10 Kasım 2008

Bir bilge adam çölde öğrencileriyle otururken demişki;

Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz?

Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?”

Öğrencilerden biri;

“Uzaktaki sürüye bakarım, “demiş, “koyunu keçiden ayıramadığım zaman akşam olmuş demektir.”

Başka bir öğrenci söz almış ve

“Hocam”demiş,”İncir ağacını,zeytin ağacından ayırdığım zaman, anlarım ki sabah başlamıştır.”

Bilge adam uzun süre susmuş.
Öğrenciler meraklanmışlar ve,

“Siz ne düşünüyorsunuz hocam?”diye sormuşlar.

Bilge şöyle demiş;

“Yürürken karşıma biri çıktığında, güzel mi çirkin mi, siyah mı beyaz mı diye ayırmadan ona arkadaş diyebildiğimde ve yine yürürken önüme çıkan birisi, zengin mi yoksul mu diye bakmadan, aldırmadan, kardeşim sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuştur,

AYDINLIK başlamıştır…”

Mail grubundan alıntıdır.

103 yıllık telefon

Pazartesi, 15 Eylül 2008


Omurilik Felci

Azmin Zaferi

Pazar, 14 Eylül 2008


Omurilik Felci

Haberin tamamı için tıklayınız…

Kasamızdaki değerler

Cumartesi, 13 Eylül 2008

İş adamının işleri bozulmuştu. Ne yaptıysa olmuyordu.
Bir zamanlar çok başarılı bir insan olmasına rağmen şimdi büyük olan sadece borçlarıydı.
Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırırken, diğer taraftan da bir sürü insan ödeme bekliyordu.
Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu. Nefes  almak için parka gitti.

Bir banka oturdu, başını ellerinin arasına aldı ve bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı.
Tam bu sırada birden, önünde yaşlı bir adam durdu.‘Çok üzgün görünüyorsun.
Seni rahatsız eden birşey olduğu belli… Benimle Paylaşmak ister misin?’ diye sordu yaşlı adam.
İşadamının yakınmalarını dinledikten sonra da, ‘Sana yardım edebilirim’dedi. Çek defterini çıkardı.
İşadamının adını sordu ve ona bir çek yazdı.
Çeki ona verirken de şöyle dedi:
‘Bu para senin. Bir yıl sonra seninle burada buluştuğumuzda bana olan borcunu ödersin.
Hadi al’ dedi. Ve yaşlı adam geldiği gibi hızla gözden kayboldu.
İşadamı elindeki çeke baktı. Çekte 500 bin dolar yazıyordu
ve imza ise John Rockefeller’e aitti, yani o gün için dünyanın en zengin adamına.
‘Tüm borçlarımı hemen ödeyebilirim’ diye düşündü.
John Rockefeller’e ait bu çekle her şeyi çözebilirdi. Ama çeki bozdurmaktan vazgeçti.
Bu değerli  çeki kasasına koydu.

Onun kasasında olduğunu bilmenin güveniyle yepyeni bir iyimserlikle işine tekrar dört elle  sarıldı.
Büyük küçük demeden tüm işleri  değerlendirmeye başladı.
Ödeme planlarını yeniden yapılandırdı. İyi yapılan işler yeni işleri doğurdu.
Birkaç ay sonra tekrar işlerini yoluna koyabilmişti.

Takip eden aylarda ise borçlarından tümüyle kurtulup hatta para kazanmaya başlamıştı.
Tüm bir yıl boyunca  çalıştı durdu. Tam bir yıl sonra, elinde bozulmamış çek ile parka gitti.
Kararlaştırılmış saatin gelmesini  bekledi. Tam zamanında yaşlı adamın hızla ona doğru geldiğini gördü.
Tam ona çekini geri verip başarı  öyküsünü paylaşacakken bir hemşire koşarak geldi ve  adamı yakaladı.
Hemşire ‘Onu bulduğuma çok  sevindim, umarım sizi rahatsız etmemiştir’ dedi.
‘Çünkü bu bey sürekli olarak huzur evinden kaçıp, bu parka geliyor.
Herkese kendisinin John Rockfeller olduğunu söylüyor’ diye ekledi.
Hemşire adamın koluna girip onunla birlikte uzaklaştı.
İşadamı şaşkın bir şekilde öylece durdu kaldı.
Sanki donmuştu. Tüm yıl boyunca arkasında yarım milyon dolar olduğuna inanarak işler almış, yapmış ve  satmıştı.
Birden, hayatının akışını değiştiren şeyin para  olmadığını fark etti.

Hayatını değiştirenin yeniden kendinde bulduğu kendine  güven ve inançtı.
Başarının sırrı, kasamızda duran değil, kendi kalbimizde ve kafamızda olanlardır.
Başka yerde aramaya gerek yok.

Ramazanınız Mübarek Olsun

Pazartesi, 01 Eylül 2008

Ramazan-ı Şerifiniz Mübarek Olsun

Fırtınada uyuyabilir misiniz?

Perşembe, 01 Mayıs 2008

Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik
satın almıştı.
Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.

(more…)

Umut Dünyası İşte

Salı, 15 Nisan 2008

Pers Sultani iki adamı ölüme mahkum etmiş. Sultan’ın atını ne kadar sevdiğini bilen mahkumlardan bir tanesi hayatini bağışlarsa bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini söylemiş. Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden Sultan bunu kabul etmiş.. (more…)

İllüzyon

Cumartesi, 22 Mart 2008

İllüzyon mu illüstrasyon mu?

Yukarıdaki resimde ne görüyorsunuz? Sadece kayalıklar görüyorsanız bir de başınızı sol omuzunuza doğru iyice yatırarak yatay bakın. Dikkat edin düşmeyesiniz? :-)

Doğru Söze Ne Demeli?

Salı, 18 Aralık 2007

“Herkes aynı şeyi düşünüyorsa, kimse fazla birşey düşünmüyor demektir.”

A. Lipmann

G?r

Çarşamba, 01 Ağustos 2007

yaratılmış olan varlıklardan bir demet. Fotoğraflar da kaliteli mi ama esas g?k yaratılarlarında…
guzel03.jpg

(more…)