‘Okunan Kitap’ Kategorisi için Arşiv

Algılama Yönetimi

Salı, 04 Kasım 2008

Kitabın adı : İletişimin akıl ve gönül penceresi: ALGILAMA YÖNETİMİAlgılama Yönetimi

Yazarı : Ali Saydam

Yayınevi : rota

Yayın yılı : 2006 (2. basım)

Ali Saydam, almanca öğretmeni, gazeteci, yayıncı gibi birçok vasfı üzerinde barındıran ve iletişim fakültesinde de ders veren bir iletişimci. “Algılama Yönetimi” kitabında akıcı ve candanüslubu ile hatıraları ile zenginleştirerek iletişim dersleri veriyor.

Ben de istedim ki kitabı okurken dikkatimi çekenleri buraya yazıp herkesin istifadesine sunayım. aşağıda kitaptanyaptığım alıntıları parantez içinde sayfalarını belirterek veriyorum.

(more…)

Kobi Doktoru

Salı, 16 Eylül 2008

Kobi DoktoruEylül ayı Capital dergisinin de hediye verdiği Hayat Yayınları arasından çıkan M. Rauf Ateş’in “KOBİ DOKTORU” isimli kitabını inceleyeceğiz.
Kitap, özellikle KOBİ’lere ve aile şirketlerine yönelik yönetim konularında “155 Kritik soru”ya cevap veriyor.
Şirkete genel müdür seçerken nasıl bir yol izlenmeli? En iyi yöntem içeriden mi seçmektir?
Son yıllarda yaygın uygulama, genel müdürün şirket içinden seçmektir.
Vizyoner şirketle, zamanla kayda değer değişikliklerin ve taze fikirlerin içeriden gemeyeceği yönündeki geleneksel önyargıyı yerle bir etmişlerdir.

KOBİler ne zaman şirketin başına profesyonel genel müdür atamalılar?
Aile şirketleri, belli bir büyüklüğe ve sermaye birikimine ulaşmadan genel müdür atamasınlar. Şirketin genel müdür ya da moda deyimiyle CEO’luğunu patron yönetsin. Bu kadar da değil. Genel müdürlük koltuğunu oğlu, kızı ya da kardeşine vermesin.
Büyüyen veya gelişmekte olan aile şirketlerinde kurucu, asla ve asla işin ucunu bırakmıyor. Genel müdür atıyor, onun işini de kendi yapıyor. En küçük kararlarda kendine danışılmasını istiyor. Genel müdürler, sadece şeklen görevde kalıyor, içerikleri boş kalıyor.
Bir yanda maliyet oluşuyor, diğer yandan da atıl ve mutsuz yöneticiler.
Örneğin patron işin özüyle uğraşırken, genel müdürü de finans, pazarlama ve insan kaynaklarına yönlendirebilir.

CEO, genel mdüür ya da patron… Bir şirkette “veliaht” ya da 1 numaranın yerini alacak yönetici yetiştirmek gerekli midir? 2 numara yetiştirmenin sakıncası var mı?
Zaten dünyanın en başarılı şirketlerine baktığımızda, “2 numara” ya da “CEO veliahtı” yetiştirildiğini görüyoruz.
Patronların önemli bölümü, güçlü genel müdürü sevmiyor. Onun yerine idari müdür gibi bir yönetici atayıp, bütün işleri kendileri götürmeyi tercih ediyor.

Genel müdürler neden çok iş değiştirirler?
Geçen yıl içinde işinden patronlarla geçinemediği için ayrılan bir genel müdürden dinlemiştim: “Başarı onların, başarısızlık bizim olur. Ellerinib ağlarlar, rekabete ayak uyduramazsın. Geride kaldığında da hesabı sana sorarlar” diye yanıtlamıştı.

Yapılmayacaklar listesi” oluşturmak gerektiğine karar verdim. Sadece iş hayatında değil, özel yaşamda da uygulanabilir. Collins, “yapılmayacaklar listesi” ile şirketin verimlilik artışı ve maliyet düşüşü sağlayacaklarını, böylece kar artışına ulaşabileceklerini aktarıyor.

Şirketler için yeteneğin önemi sürekli öne çıkartılıyor. Peki yetenek gerçekten de şirket verimliliğini artırabilir mi?
Çünkü, aynı işi yapabilecek onlarca aday var. Ancak yüksek kalite ve yaratıcılıkla işi yapacakların sayısı çok az. Şu saptamaya bakın. Mücrosoft’un eski şef bilim adamlarından nathan Myhrvold, “Bir TOP yazılımcı (en iyilerden) ortalama yazılım geliştiriciden 10 değil, 100 değil, tam 10 bin kat daha verimlidir” diyor.

Her ne işi yapıyorsanız yapın, hız ve ona bağlı olarak teslim süresi çok önemli.

Hızlı Teslim

Zamanında Teslim

limit sizsiniz

Cuma, 21 Mart 2008

Mümin Sekman’ın yeni kitabının adı “limit sizsiniz”

“Kendi kanatlarıyla uçma dersleri” alt başlığı ile yayınlanan kitabın kapağında dikkatimi çeken yazıları ve hemen ilk karıştırmamda gördüğüm güzel bir bölümünü aktarmak istiyorum.

açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez

Önce kenbdi kanatlarına güven!

büyük başarı kalpten gelir, beyinde büyür, ellerden hayata akar.

Dışımızdaki limitler, içimizdekiler kadar büyür ya da küçülür.

Kafesten çıkınca değil, kafesi içimizden çıkarınca özgürleşiriz.

Kendi yolundan, kendi kanatlarıyla, kendi hayaline gidenlere, kendi gücüyle başarmayı anlatan yeni bir ‘başarı müfredatı’.

Baş+arı: ‘Baş’ olmak için ‘arı’ gibi çalışmak gerekir!

Başarı sonuç alır susar, başarısızlık açıklama ister.

Başarı (b)ilgi ister. ‘Bilgi’nin de beşte dördü ‘ilgi’dir!.

Sadece ilgide değil, kötü yolda da rekabet vardır!

Her başarının bir son kullanma tarihi bulunur!

İnsanlar üçe ayrılır: Gerçekten başarılılar, başarılıyım diye geçinenler ve başarılı insanlar üzerinden geçinenler!

Deriyi şekillendiren usta (tabak), sevdiği ve potansiyel gördüğü deriyi yerden yere çarpar, ondan en iyi giysiyi çıkarmak için onu daha çok zorlarmış!

Gizli Ajan

Cumartesi, 30 Eylül 2006

gizliajan.png11 Eylül saldırılarından sonra Amerikan medyasının atıf yaptığı kitapların başında gelen Gizli Ajan, terim konusunda yazılan ilk romanlardan biri ve bir başyapıt olarak anılmakta. Joseph Conrad’ın Greenwich G?mevi?ndeki gerçek bir bombalama eyleminden esinlenerek yazdığı bu roman, politik şiddetin anlamsız doğasını sergilemekte.

(more…)