Enginliğiyle Bizim Dünyamız -İktisadi Mülahazalar-

99262nKitabın Adı : Enginliğiyle Bizim Dünyamız -İktisadi Mülahazalar-

Yazarı : M. Fethullah Gülen

Yayınevi : Nil

Yayın Tarihi : 2009

M. Fethullah Gülen’in muhtelif zamanlarda genelde cami kürsüsünden yaptığı konuşmaların yazıya dökülüp derlenmesi şeklinde oluşturulan bu kitap alt başlığından anlaşılacağı gibi İslam’ın ekonomik (iktisadi) yapısını, önerilerini, kısaca İslam Devletinin  ekonomik yapısının anlatıldığı sohbetler derlenmiş.

Zaten M. Fethullah Gülen de; “Bir İtizar ve Tavzih” başlıklı sunuşunda eleştiriler gelebileceğini düşünerek şöyle demektedir: “… yetmişli yıllarda cami cemaatine ve tabii onların bilgi ufukları nazar-ı itibara alınarak, irticalinin esnekliğine, dolayısıyla da yetersizliğine emanet aylarca süren farklı haftalardaki sohbetlerden oluştu. … kırkambar diyeceğimiz şekilde pek çok konuyu ihtiva etmesi açısından müşevveş düşmüş olabilir; öyledir de.

Kitabı mütalaa edenler bütün bu hususları nazara alarak okumalılar demeye hakkımızın olmadığını biliyorum; ama yine de bütün olumsuzlukların nazar-ı müsamaha ile karşılanacağını ümit ediyor ve okuyucuların dualarını bekliyorum.” (sf. 32)

Kitabın takdimini yapan Prof. Dr. İsmail Özsoy, çoğu İslam medeniyetinin övgüsü sayılacak uzun övgüler arasında eserle ilgili olarak “Bir Yeryüzü Cenneti Projesi” diyerek büyük bir iddia ortya atmakta ve “… yeryüzünü bütün insanlık için bir Cennete çevirme gayesini taşıyan Enginliğiyle Bizim Dünyamız… ” demektedir.

Kitaptan örnekler vermeye başlamadan önce kitabın yayınlandığı tarihe dikkat çekmeden edemeyeceğim. Bu kitabın yayınlandığı tarih Nisan 2009. Tam bu tarihlerde uzun süredir Türkiye’de devam eden Ergenekon davasının 13. dalgası cereyan etmiş ve bu vesile ile gelişen olaylarda Gülen cemaati de gündemde yer işgal etmeye başlamıştır. ve sanırım ilk defa TSK ile Gülen cemaati arasında gerginlik ve karşılıklı polemik sayılabilecek söz ve haberler günyüzüne çıkmıştır. Yine 2008 yılı içerisinde, uzun süredir devam eden Fethullah Gülen’in yagılandığı davada Gülen beraat etmiştir.

ABD’de yaşayan M. Fethullah Gülen’in bu kitabı yayınlandığında merkezi ABD olan büyük bir ekonomik krizin tüm dünyayı etkisi altına aldığını, yeni seçilen Amerika başkanı Barak Hüseyin Obama’nın Türkiyeye bir ziyarette bulunduğunu da hatırlatmak gerekmektedir.

İşte böyle bir zamanda bu kitabın yayınlanması oldukça manidardır.

Özellikle kitabın bazı bölümlerini ve bazı cümleleri bütün bu gündemlerden bağımsız değerlendirmek çok fazla safdillik olur kanaatimce.

Kitabın adında “iktisadi mülahazalar” denilse de kitabın içine doğru daldıkça aslında “İslam Site Devleti” olan Medine’den, Asrı Saadetten başlayarak, halifeler döneminden de verdiği örneklerle, devlet yapısı, hukuk sistemi, adalet, ekonomi, ticaret, iş hayatı gibi çok geniş bir perspektiften devlet yapısını ortaya koymaktadır.

Yazar bu kitabın birçok cami sohbeti ve yazının bir araya getirilmesi ile oluşturulduğunu söylemekte fakat kitabın hiçbir yerinde hangi yazının daha önce nerede yayınlandığı veya sohbetin hangi tarihte nerede yapıldığına dair bir not veya dipnot yer almamaktadır. Kimi paragraflardan da sonradan eklendiği anlaşılmaktadır.

Eserin aslında 2. bölümü ekonomik yapıyı anlatmaktadır. Bu bölümün başında uzun uzun kapitalizm ve komunizm anlatılmakta ve bunların eksik görülen, başarısız olacağı varsayılan yönlerine dikkat çekilmektedir.

“Bu sebeple, şu anda, değişik milletlerde görülen suri (görünüşteki) sağlamlığa aldanılmamalı; bular, dünyevi çıkarların, hırsların ve sömürülerin bir araya getirdiği yığınlardır ve er geç dağılmaya mahkumdurlar. (sf. 37)

“Yeni insan … başkalarına benzeme ve özenmeye değil, kendi kendine benzeme ve tarihi dinamikleriyle bezenme peşindedir.

Yeni insan, insanların akıl, kalpi ruh ve duygularına ulaşma yolunda kitaptan gazeteye, gazeteden mecmua ve bültene, onlardan da radyo ve televizyona kadar bütün modern imkanlardan -kitle iletişim vasıtalrını kastediyorum- yararlanarak kendini ifade etmeye çalışır, sadece kendini ispatlamak değil, aynı zamanda gaspedilmiş devletlerarası muvazenedeki yerini ve itibarını istirdat etme yöntemleri geliştirir ve sonra durur beklemeye sebeplere riayet ufkunda Kudreti Sonsuz’un inayetlerini (sf. 39)

Devletin başındakiler, halk ile içiçe olmalıdırlar. Gerektiğinde teb’adn herhangi bir fert, bir valiyi ya da bir amiri denetleyebilmelidir. Elbette bu bir ehliyet işidir. Ancak o da izafi bir husustur. Saadet Asrı’ndan buna ait pek çok canlı örnek göstermek mümkündür.

Gandhi, davasında samimi idi. Akıllıca yollarla İngiliz müstemlekeciliğine karşı direnişe geçmiş ve ideali uğruna da her şeyini feda etmişti. en fakir bir Hintli’nin hayat standardını seçmiş, lükse debdebeye asla avans vermemiş ve neticede de muvaffak olmuştu.

Düşünce itibarıyle o bir hindu idi, ayrı bir kültür, ayrı bir inancın çocuğuydu, ama samimiydi ve ondan dolayı da güçlüydü. O, samimiyet ve vicdan duruluğunun mükafatını görmüştü. (sf. 115)

M. Fethullah Gülen’in düşünce yapısını ve dilini anlamak açısından bu son paragraf incelenmeye değer. Gandhi için “ayrı bir kültür, ayrı bir inancın çocuğuydu” derken cümlede bir çelişki görülmektedir. Hindistanda Hindular için mücadele eden bir kişi olan Gandhi kime göre “ayrı”? Bize göre demeye çalışıyor aslında yazar. O halde buradaki “samimiyet” kelimesine yüklediği mana da farklı olsa gerek.

“Biraz sohbetten sonra Hz. Ömer, ona (Umeyr b. Sa’d) niçin geldiğini sordu. Aldığı cevap aynen şu olmuştu: “Karşıma mürafaa (bir dava duruşması) için bir mü’min ile bir zımmi çıktı. Bir ara canım sıkıldı ve haksız olan zımmiye yakışıksız bir söz sarfettim. Sonra da pişman oldum ve kendi kendime karar verdim ve ‘Benim gibi birinden vali olmaz!’ dedim. Zira huzuruma mürafaaya çıkan bir kimseye itab edebiliyorum.” (sf. 157)

İslam hukuk sistemi ile ilgili olarak Hz. Ali’nin öldürülmesi olayından yapılan alıntı da enteresandır. Hz. Ali kendisini vuran katil hakkında: “Ben ölünceye kadar ona ilişmeyin. Benim yediğimden yedirip, benim giydiğimden giydirin. ben nasıl bir yerde yatıyorsam, onu da öyle bir yerde yatırın. Eğer ben bu yara sebebiyle ölürsem, o zaman ona kısası tatbik edin. Fakat zinhar ayrıca zulmetmeyin.” (sf. (186)

“Bu milleti idare edenler ve onun iktisadi, idari, ticari hayatını elinde tutanlar, lüks ve debdebeli hayatı asgariye indirmeliler, mümkünse milletvekilleri ve yüksek bürokratlar normal bir memur seviyesinde maaş alsınlar, lüzumsuz davetler ve fuzuli seyahatlere bir son versinler, mülletin malını yine millet için faydalı olacağı kesin bulunan yerlerde değerlendirsinler; sonra da bütün bu yapılanları her türlü siyasi ve politik çıkarlara bağlamasınlar. Bütün bunları yapabildikleri takdirde geleceğe güvenle bakılabilir/bakabilirler.” (sf. 333)

Kitabın sonuna alfabetik bir indeks konulmuş olması artısı, ama cildinden veya kapıdından olsa gerek okununca kabaran ve kıvrılan bir kitap olmuş.

Kategori: Okunan Kitap



Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site