Kobi Doktoru

Kobi DoktoruEylül ayı Capital dergisinin de hediye verdiği Hayat Yayınları arasından çıkan M. Rauf Ateş’in “KOBİ DOKTORU” isimli kitabını inceleyeceğiz.
Kitap, özellikle KOBİ’lere ve aile şirketlerine yönelik yönetim konularında “155 Kritik soru”ya cevap veriyor.
Şirkete genel müdür seçerken nasıl bir yol izlenmeli? En iyi yöntem içeriden mi seçmektir?
Son yıllarda yaygın uygulama, genel müdürün şirket içinden seçmektir.
Vizyoner şirketle, zamanla kayda değer değişikliklerin ve taze fikirlerin içeriden gemeyeceği yönündeki geleneksel önyargıyı yerle bir etmişlerdir.

KOBİler ne zaman şirketin başına profesyonel genel müdür atamalılar?
Aile şirketleri, belli bir büyüklüğe ve sermaye birikimine ulaşmadan genel müdür atamasınlar. Şirketin genel müdür ya da moda deyimiyle CEO’luğunu patron yönetsin. Bu kadar da değil. Genel müdürlük koltuğunu oğlu, kızı ya da kardeşine vermesin.
Büyüyen veya gelişmekte olan aile şirketlerinde kurucu, asla ve asla işin ucunu bırakmıyor. Genel müdür atıyor, onun işini de kendi yapıyor. En küçük kararlarda kendine danışılmasını istiyor. Genel müdürler, sadece şeklen görevde kalıyor, içerikleri boş kalıyor.
Bir yanda maliyet oluşuyor, diğer yandan da atıl ve mutsuz yöneticiler.
Örneğin patron işin özüyle uğraşırken, genel müdürü de finans, pazarlama ve insan kaynaklarına yönlendirebilir.

CEO, genel mdüür ya da patron… Bir şirkette “veliaht” ya da 1 numaranın yerini alacak yönetici yetiştirmek gerekli midir? 2 numara yetiştirmenin sakıncası var mı?
Zaten dünyanın en başarılı şirketlerine baktığımızda, “2 numara” ya da “CEO veliahtı” yetiştirildiğini görüyoruz.
Patronların önemli bölümü, güçlü genel müdürü sevmiyor. Onun yerine idari müdür gibi bir yönetici atayıp, bütün işleri kendileri götürmeyi tercih ediyor.

Genel müdürler neden çok iş değiştirirler?
Geçen yıl içinde işinden patronlarla geçinemediği için ayrılan bir genel müdürden dinlemiştim: “Başarı onların, başarısızlık bizim olur. Ellerinib ağlarlar, rekabete ayak uyduramazsın. Geride kaldığında da hesabı sana sorarlar” diye yanıtlamıştı.

Yapılmayacaklar listesi” oluşturmak gerektiğine karar verdim. Sadece iş hayatında değil, özel yaşamda da uygulanabilir. Collins, “yapılmayacaklar listesi” ile şirketin verimlilik artışı ve maliyet düşüşü sağlayacaklarını, böylece kar artışına ulaşabileceklerini aktarıyor.

Şirketler için yeteneğin önemi sürekli öne çıkartılıyor. Peki yetenek gerçekten de şirket verimliliğini artırabilir mi?
Çünkü, aynı işi yapabilecek onlarca aday var. Ancak yüksek kalite ve yaratıcılıkla işi yapacakların sayısı çok az. Şu saptamaya bakın. Mücrosoft’un eski şef bilim adamlarından nathan Myhrvold, “Bir TOP yazılımcı (en iyilerden) ortalama yazılım geliştiriciden 10 değil, 100 değil, tam 10 bin kat daha verimlidir” diyor.

Her ne işi yapıyorsanız yapın, hız ve ona bağlı olarak teslim süresi çok önemli.

Hızlı Teslim

Zamanında Teslim

YORUMLAR



Yorum Gönderin